logotype
  • Türkiye
  • Dünya
  • Diger Konular
  • Edebiyat
  • Osmanlı
AddThis Social Bookmark Button

BELUÇİLER

Kullanıcı Değerlemesi:  / 2
Kötüİyi 

Bir yıl önce, bazı dünya gazetelerinde şu mealde bir haber yayınlandı: “Umman Körfezi ve Mekran kıyısı üzerindeki önemli bir liman ve eski adı Bandar Beheşti olan ve nüfusunun çoğunluğunu Beluçilerin oluşturduğu Çabahar şehrinde,  İmam Hüseyin Camisi yakınlarında düzenlenen Kerbela şehitlerinin yas törenlerine katılan halka karşı,  Cundullah/Allah’ın Ordusu örgütü mensubu iki intihar eylemcisi tarafından bombalı saldırı düzenlendi. Bu iki eylemciden sadece biri taşıdığı bombayı patlatabildi, diğeri polis tarafından vurularak öldürüldü. Bu saldırıda otuz sekiz insan vefat etti, elliden fazla insan yaralandı.” Peki, bu Cundullah örgütü neyin nesi? Bu sorunun cevabına gelince… İran ülkesinde, Tahran hükümetince terörist olarak ilân edilmiş iki oluşum var: Bunlardan biri, hepimizin yakından tanıdığı Batı İran’daki “Kürdistan şehristanı” bölgesinin bağımsızlığı için mücadele eden, PKK’nın uzantısı kol PJAK; bilindiği gibi “Kum Ordusu” son harekatıyla örgütü diz çöktürdü. Diğer örgüt ise Doğu İran topraklarında yani “Beluçistan şehristanı”nda, PjJAJ’la aynı nedenlerle silâhlı mücadele sürdüren Cundullah... Anlamı Allah’ın ordusu manasına gelen bu örgüt, şiiliği resmi din kabul eden “Kutsal Kum ülkesi”de, Sünnilerin yoğun olarak yaşadığı Sistan ve Beluçistan eyaletinin bağımsızlığını savunmakta. Örgütün lideriğini yapan şahıs, Abdulmalik Rigi olarak bilinen bir Beluçi idi. “İdi” diyoruz zira lider Rigi, bir yıl evvel Kırgızistan'a giderken içinde bulunduğu uçağın Basra Körfezi üzerindeyken zorla indirilmesinin ardından düzenlenen bir baskınla tutuklanarak Tahran Devrim Mahkemesince yargılandı ve idama edildi. Rigi’nin idamının ardından lideri olduğu örgüt, İran’ın bu hamlesinin intikamını “acı bir şekilde” alacağını açıkladı ve dediğini de yapmaya kararlı olduğunu hissettirmekte.  Cundullah örgütünün, ülkede en etkin olduğu kentler eyaletin başkenti Zadehan, Çabahar ve Saravan. Buralarda zaman zaman küçük ve orta çaplı baş kaldırılarla örgüt varlığını hissettirmeye devam etmekte...

***

Birkaç yıl önce yayınlanan bir Amerikan resmi kurum dergisi sayfalarına bastığı “Neo Ortadoğu” haritasında İran, Pakistan ve Afganistan'ın birleşme bölümünü kapsayan toprakları “Özgür Belucistan” olarak göstermişti.  Son gelişmeler, İngoAmerikan’ın bu tasarıyı hayata geçirmek için düğmeye bastığını kanıtlar nitelikte. O günlerde, aynı dergi “Büyük Ortadoğu Projesi”nin geniş siyasal haritasını da ortaya koymuştu; harita yayınlanınca, hatırlanacağı gibi bu bizimkileri de pek rahatsız etmiş ve ülkemizde yer yerinden oynamıştı. Çünkü söz konusu dergi, Belucistan'ın yanı sıra Türkiye'nin güneydoğusunu da Kuzey Irak, Kuzeydoğu Suriye ve batı İran ile birleştirerek “Kürdistan” olarak adlandırmıştı. Bunun gibi Batıda yayımlanan birçok gazete, CIA'nın, Tahran’a hakim olan Şii yönetimini zayıflatmak ve ülkede kargaşa ortamı oluşturmak amacıyla batı ve doğu sınır bölgelerindeki Sünni toplulukları ayaklandırma stratejisi geliştirdiği ve bunun için PJAK ve Cundullah’ı kullandığı bilinmekte. Nitekim, Sistan-Belucistan eyaletinin başkenti Zahedan'da on bir Devrim Muhafızı'nın ölümüne neden olan kanlı saldırıyı, Cundallah örgütü hiç çekinmeden üstlenmiş ve Tahran’a meydan okumuştu. İran yönetimi, her seferinde bu tarz saldırılarda kullanılan silâh ve bombaların Amerika tarafından sağlandığını saptadığını açıklamakta.   Cundallah mensupları da zaman zaman, “Biz, Amerika'ya karşı savaşmıyoruz” açıklaması yapmakta ve bu arada, “Özgür Belucistan devleti” için harekete geçtiklerini reddettikleri yok. Bu anlamda, bir zaman önce bir  İngiliz gazetesinin, Cundallah'ın sözcüsü Abdulhamid Rigi ile yaptığı röportajda, sözcü Amerika'ya karşı savaşmadıklarını ve amaçlarının kendi devletlerini kurmak olduğunu söyleyerek açık adres vermekten çekinmedi.

Bu arada Beluçi konusu, Pakistan'ı da yakından ilgilendirmekte; bu anlamda, Karaçi’de de durum pek farklı değil… Bölgede, Pakistan’na karşı silahlı saldırılarını hızlandıran Belucistan Kurtuluş Ordusu (BKO)’na  beş yıldan bu yana “İngoAmerikan” desteği sürüyor.  Beluçistanlı milliyetçi lideri Sardar Attaullah Mengal'ın açıklaması, hem İran da hem de Pakistan'da Beluçi ayrılıkçılığının Batı tarafından açık biçimde desteklenmeye başlandığını kanıtlamakta. Mengal bir beyanatında, “Sonunda İngiltere de BKO'ya silâh ambargosu uygulamasını kaldırdı. Doğru yolda ilerliyoruz.” demişti.

Bu bilgiler ışığında Amerika, İran'da etkin ve “Sam amca” Cundallah'ı güçlendirirken, İngiltere'nin de BKO'yu silâhlandırdığı görülüyor. İngiltere'nin dış politika oluşturma sürecine büyük etkisi olan  Foreign Policy Centre (Dış Politika Merkezi)’nin  Londra’da gerçekleştirdiği iki toplantıya Beluçi ayrılıkçılarının temsilcilerinin de davet edildiği saklı gizli değil. “Yol Ayrımındaki Belucistan”  ve “Belucistan Neden Önemli?” başlıklı bu toplantıların ana fikri: “Orta Asya'nın Kürdistan'ı”ydı. Zaten uzun zamandan beri Batı’da Belucistan için  “Orta Asya'nın Kürdistan'ı” tabiri açık açık kullanılıyor.

Belucistan, İngoAmerikan ekseni için büyük önem taşıyor zira bir Beluçi devletinin kurulması fikrinin gerisinde, Çin ile Amerika arasında gürültülü “el ense çekmeler”in yattığı biliniyor. İslamabad ve Pekin, dört yıl önce, Pakistan'ın Belucistan bölgesindeki “Gwadar” şehrinde önemli bir “derin su limanı ve donanma sığınağı” inşa etti. Söz konusu Gwadar limanı, stratejik açıdan büyük önem taşımakta. Gwadar limanı'nın jeopolitik önemi, bu limanın Çin'e ulaşan petrolün yarıdan fazlasının, dünya petrolününse yarıya yakınının tankerlerle geçtiği Hürmüz Boğazı'na oldukça yakın olmasından kaynaklanıyor. Bu liman, Çin'in Sincan/Uygur bölgesini Fars Körfezi çıkışına bağlayan en yakın nokta konumunda… Gwadar’ın, Çin'in, denize çıkışı olmayan Sincan gibi geri kalmış bölgelerinin nefes koridoru olma hâli hayati bir önem taşımakta; bununla birlikte limanın, kısa yoldan petrol alımı açısından sağladığı imkân yadsınamaz nitelikte görülüyor.  Hem Pakistan, hem de Çin yönetimi, ülkelerindeki ayrılıkçı eğilimlerin güçlendiği bu iki bölgeyi birbirine ekonomik olarak bağlayarak, Amerika'nın ayrılıkçılık hamlesini durdurmayı hedefliyor. Özellikle Çin, bir “huruç hareketi” ile karşı hamlesini başlatmış oluyor.